Biliyorum biraz geç kaldım ama merak edenlere buradaki cadılar bayramını gösterme fırsatını sonunda buldum.Hollywood caddesindeki Cadılar Bayramı şenliklerine katılacaksın deseler, bu korkunç gecenin aksine gülerdim. Aşağıda gördüğünüz fotoğraflar Hollywoodda ki eğlenceler de çekildi. Gelelim bizi bu geceye hazırlayan koşullara...
Taşınalı daha 5 gün olmuş, aklımda buraya gelmeden önce kendime sürekli hatırlattığım cadılar bayramına yetişeceksin düşüncesi hala durmakta. Türkiye’de çoğu gencin içki içmek için başka bir bahane olarak gördükleri, içki içmesem de benim de “bakalım nasıl tipler gelecek” diye eğlenmek amacıyla katıldığım “Halloween Night” eğlenceleri, Amerika da farklı ritüellerle günler öncesinden insanı geceye hazırlıyor. 
Korku garantisi veren şirketlerin devasa reklamları şehirde boy gösteriyor, farklı kostümleri bulabileceğiniz dükkanlar vitrinleri dolduruyor. Dünden eğlenceye razı olan insanlar reklamların da etkileriyle içlerinde o günü hissediyorlar. İçten dışa gelirmiş derler, çok geçmeden içteki dışa vuruyor ve insanlar evlerini maket cesetlerle, örümcek ağlarıyla, mezar taşlarıyla ve tabiki balkabağından fenerlerle süslemeye başlıyorlar. Park la Brea sakinleri içinde aklımda kalan en ilginç süsleme, evin camından iple idam edilmiş bir adam maketi oldu. Sitenin favorisi örümcek ağları ise her yeri sarıyor. Türkiye’nin titiz ev hanımlarının gördüklerinde, kova ve bezlerini kaptıkları gibi hepsini temizleyecekleri cinsten.
Heryerin korkutucu olması bir kaç gün sürdükten sonra beklenen gece geliyor. Havanın kararmasıyla, kimisi kabusumda bile görmediğim ucubelerle boy ölçüşecek kostümler giyerken , cesur olmayanların sevimli çizgi film karakterlerinin kostümlerini giydiği çocuklar sokakta gezmeye başlıyor. Bizdeki şeker bayramı gibi şeker toplamak için kapıları çalı
yorlar ancak bizdekinin aksine içinde tehdit barındıran “trick or treat” cümlesiyle. Türkiye’de “şeker ya da oyun” şeklinde çevrilen ama “ikram ya da hile” anlamına gelen cümledeki “hile”, sizi aldatmasın, şeker vermezseniz kapınıza yumurta atanlar çıkabilir. Yan komşumuz Roger’la karşılaşıyourum, bana “şeker aldınızmı?” diye soruyor.”Yeni taşındık sayılır amca” ne şekeri demek isterken, sadece “hayır” diyorum.
yorlar ancak bizdekinin aksine içinde tehdit barındıran “trick or treat” cümlesiyle. Türkiye’de “şeker ya da oyun” şeklinde çevrilen ama “ikram ya da hile” anlamına gelen cümledeki “hile”, sizi aldatmasın, şeker vermezseniz kapınıza yumurta atanlar çıkabilir. Yan komşumuz Roger’la karşılaşıyourum, bana “şeker aldınızmı?” diye soruyor.”Yeni taşındık sayılır amca” ne şekeri demek isterken, sadece “hayır” diyorum.
Neyseki sitenin çocukları efendi, süs olmayan evlere gitmiyorlar.Sonuçta farklı ülkelerden bir sürü insanın yaşadığı bir ülke. Kutlayan var, kutlamayan var, içtekini dışa vurmayıp yanan da var, kendi kültüründe olmasa da ruhunu kaptırıp sanki bugün için doğmuş olan da var.Biz de bir tavsiye üzerinde Hollywood'taki kutlamalara gitmeye karar veriyoruz . Korkutucu olalım diye düşünüyoruz: Ahmet “süperman” olmak istiyor, ben yüzümü boyuyorum, Serpil ise sakin, kendinden emin ve kararlı bir şekilde doğal haline güveniyor:D
Kutlamaya gidene kadar yolda bize zombiler, vampirler, Batman’in azılı düşmanı “Joker”, karayip korsanlarından Jack Sparrow ve türevleri eşlik ediyor. Hollywood meydanında normalde 10 -15 dolar olan araba park yerinin işletmecisi, gecenin ruhuna uygun olan şeytanlığını kullanarak fiyatı 30 dolara yükseltiyor. Jay Leno’nun dediği gibi: “Artık cadılar bayramı ticarete döküldü, saf şeytani kötülükten uzaklaşmaya başladık” espirisinin aksine ...
Kendimizi tıklım tıklım olan meydana atıyoruz. Genci, yaşlışı, çocuğu hatta Batman ve Michael Jackson da dahil herkes orada. İşte orada benim hoşuma giden şeyi buluyorum. İnsanlar o kalabalıkta başkalarını rahatsız etmeden nasıl eğleniyor bunu görüyorum. Su gibi içki içip sapıtmadan deli gibi eğlenebildiklerini görüyorum. Farklı ülkelerden farklı kültür, inanış ve düşünceye sahip olan insanların uyum içinde, güvenle eğlendiklerini görüyorum. Neredeyse çıplak olan kızlara laf atmadan, yolda dinle ilgili kağıtlar dağıtanlara saldırmadan, herkesin insan olduğunu unutmadan nasıl eğlendiklerini görüyorum. Tüm bunların korku teması olan bir gecede olması ve korkuyla yüzleşmenin, korkan insanı güçlendirirken korkuyu zayıflatması aklıma şunu getiriyor: Bir arada, uyum içinde,karşılıklı anlayışla yaşayamamak korkusu ile insanların "Cadılar Bayramında" yüzleşmesi...

