Los Angeles'tan Durham'a


"Hakan, güya Los Angeles'a gittin, bi yerinde durmadın..." diyeceksiniz ama gene de söyleyeyim: California-Los Angeles'tan, North Caroline- Durham'a gittim. Ülkelerin dünya üzerindeki yerlerini bile zar zor bilen ben, eyaletler konusunda daha da umutsuzum. Yandaki haritaya nereden nereye gittiğimi çizmek için baktığımda, resmen bir uçtan diğer uca gitmiş olduğumu fark ettim. Hawaii yolculuğuna çıkarken Hawaii'nin bulunduğu konuma da bakmamıştım. Pasifiğin ortasında küçücük adalardan oluştuğunu oraya gittikten sonra öğrendim. Yandaki haritada bile uzaklığından dolayı küçük kutu içine alınmış. Sonradan düşündüm de eğer yerlerini bilseymişim, uzaklığı gözümde büyütür gitmeyebilirmişim. Bazen bilmeden karar vermek daha iyi oluyor. Tabiki gerekli ayarlamalardan sonra.

Atlanta üzerinden gittiğim Durham'da yaptıklarıma gelince, korku dolu bir otel ve Duke universitesi bir dahaki yazının konuları olsun. İnsanoğlu kuş misali diyerek uçmaya devam edelim...

Uzayı Gözleyen Asi Gençlik

Los Angeles'ta yer alan Griffith Park'ta bulunan gözlemevi, uzayın derinliklerine yakınlaşmanız için iyi bir fırsat sunuyor. Oldukça yüksek bir yerde bulunan bu kuleye gittiğinizde sadece uzayı değil, tüm Los Angeles'ı özellikle de Downtown'ı seyre dalabilirsiniz. Hollywood yazısının fonda olduğu iyi bir fotoğrafım da olsun derseniz, yine burası en iyi seçimlerden biri. Yandaki fotoğrafta görebileceğiniz gibi ben de bu isteğime kavuşmuş oldum.

Arabanızı park etmeniz açısından sorun yaşamamak için hafta içi gitmenizi tavsiye ettikten sonra gelelim gözlemevinde sizi bekleyenlere. Çok yüksek bir dağın tepesinde bulunan bu yerden, tüm Los Angeles'ı görebilir ve sizinle aynı seviyede uçan kuşlara kafa tutabilirsiniz. Gözlemevine girmeden önce geçtiğiniz alanda California valisi ve sinema oyuncusu Arnold Schwarzenegger'in "California'yı geliştiren bir diğer proje" başlıklı tabelada adını görebilirsiniz. (Gereksiz bir ayrıntı :D)

Burası aynı zamanda pek çok filme mekan olarak kullanılan bir yer. Bu filmlerden biri de yazının başlığında yer alan ve James Dean'in oynadığı "Asi gençlik" filmi. James Dean anısına yapılmış büst, gözlem evinin yanındaki yerini almış. Aynı zamanda Charlie'nin Melekleri :Tam Gaz, Lanetli Tepe ve daha birçok filmden de burayı hatırlayabilirsiniz.

Buranın asıl işlevine gelecek olursak, öncelikle uzay, ay ve güneş hakkında çokça soru soran çocuklar başta olmak üzere herkesin bu konulardaki sorularının cevabını eğlenceli ve interaktif şekilde öğrenebileceği bir yer. Ay'ın ve Güneş'in başrolde olduğu olayların meydana geliş şekilleri hareketli maketler ve interaktif düzeneklerle insanlara açıklanıyor. Güneşin radyasyonu ve yüzeyindeki patlamalara ek olarak, uzayı izlemeye yarayan teleskopların çalışma prensibi ve tarihçeleri de öğrenecekleriniz arasında.

En çok hoşuma giden şeylerden biri, korkulu rüyamız kimya dersinden hatırladığımız periyodik cetvel oldu. Altın elementi kutusuna altın, demir kutusuna demir koyarak oluşturdukları bu tabloda, elementlerin neye benzediğini görebiliyorsunuz.

Gözlemevinde yer alan bir diğer şey ise Fransız fizikçi Leon Foucault'un dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü açıklamak için kullandığı sarkac. "Foucault Sarkacı" olarak bilinen düzeneneğin oldukça büyük bir modeli yine bu mekanda bulunmakta.

Son olarak gözlemevine gittiğinizde kocaman evrende yer aldığınız dünya denen noktanın içinde, bit kadar kapladığınız alanı da dikkate alarak, egonuzun büyüklüğü karşısında dehşete kapılmayı ihmal etmeyin...En azından bende işe yaradı :D

Gözlemevinde yer alan daha pek çok şey hakkında bilgi almak isterseniz, verdiğim web sitesini kullanabilirsiniz. Web sitelerini güzel ve özenli şekilde hazırladıklarını belirteyim.
Web sitesi: http://www.griffithobs.org/




Sevgi Paketi Ahmet

Sevgililer gününü sadece sevgilisi olanların kutladığını sanarak büyümüş bir insan olarak, "Valentine's Day" in anlam ve önemini gözden kaçırmışım, hatta kaçırmışız. Burada sevgililer günü, sevgi duygusunu kutlamak anlamına geliyormuş. Kreşlerde çocuklar birbirine özenli paketler verirken, siz de arkadaşınıza, yan komşunuza, kardeşinize sevgililer gününe özel kartlar ve hediyeler verebilirsiniz. Kalp ve çikolatalar ise bugünün simgesi. "Hakan bize gerçeği açıkla" derseniz, kapitalist sistemde ticarete dökülen günlerden biri derim, ancak eğlenceli olmadığını kimse söyleyemez. Bunu anlamak için yandaki fotoğrafta, sahip olamadığım paketlerine el koymaya çalıştığım yeğenimin, paketler arasından bana "nanik" anlamına gelen dil çıkarışına bakınız. Yetmezse aşağıdaki fotoğrafları gözden geçiriniz.

Ayrıca bu günde verilen hediye paketlerini bizim şeker bayramına da uyarlanabilir. Bundan sonra azarlanmaktan korkmadan kapıyı çalan, şeker bayramının "kahraman lolipoplarını" isterseniz şaşırtın.

Sizi fotoğraflarla başbaşa bırakmadan önce bir dip not: Cadılar bayramı, şükran günü, yılbaşı, Martin Luther King günü ve son olarak sevgililer gününün ardından yaklaşan paskalyayı hesaba katınca, Amerikalılar'ın bayramsız yapamadığını düşünmeye başladım...

Sizi duydum: "kapitalizm"...




Yeğenim, "bakalııııım bunda ne varmııış ?" bakışıyla bana nispet yaparken...

Benim Uçma Sorunum

Yanımda getirdiğim hard diski temizlemek amacıyla içine baktığımda eski fotoğraflarımı görmüş oldum. Sonra fark ettimki kayda değer sayıda fotoğrafımda yer alan bedenim uçmakta. Amerika'da çekilen fotoğraflarıma baktığımda da bunu fark ettim. Hatta Hawaii'de bile uçmuşum. Bunun üzerine değerlendirmeler yaparken Mevlana'nın "Mesnevi"sinde geçen cümleler aklıma geldi: "Bir kabın içinde hava varsa, suyun üzerine koyduğunda batmaz. Özünü oluşturana yakın olmak ister... Melek ruhlu olursan arkadaşın melekler olur." ....."E yani Hakan sen de meleksen, şeytan nasıldır?" derseniz, efendim hapsolduğum bedeni ve nefsi terk etmeye çalışan ben, bu yüzden her fotoğrafta uçmaktayım :D

Bu arada ilk fotoğrafta üzerimde görünen Hollywood t-shirt'ünü giydiğimde buraya geleceğimi bilmiyordum.

Los Angeles'ta uçarken.


Diyarbakır'da uçarken omzum yanımdakinin yüzüne çarpmıştı :D Yüzündeki ifadeden uçmamdan dolayı yaşadığı şaşkınlığı okuyabilirsiniz.


Hawaii'de gemide uçarken.Diğer fotoğrafları görmek istemezsiniz...

Hawaii- Unutulanlar

İnsan kaybettiği şeyi bulunca seviniyor. Size söylemeyi unutmuşum. Hawaii turuna birlikte gittiğimiz arkadaş, fotoğraf makinesini Honolulu'da kaybetmişti. İçindeki fotoğraflardan da ümidi kesmiştik. Siz siz olun eşyalarınızın çantasına adınızı, adresinizi yazın, çünkü bize olduğu gibi eşyanızı bulan iyi niyetli biri sizi sevindirebilir. Ben de size göstermek istediğim "devasa ağaç" ve "hava tahmini yapan hindistan cevizini" gösterme fırsatı bulmuş oldum.

Aşağıdaki fotoğrafta, ruhu büyük ama kendi küçük bedenimi, devasa ağaçla kıyaslayabilirsiniz.Ağacın dibindeki taş gibi duran beyaz kütleyi, birşeye benzetemezseniz üzerine tıklayarak büyütün.

Üretici aklın simgesi aşağıdaki pano ise benim favorim. Gördüğünüz gibi ipe bağlı bir hindistan cevizi ve onun bulunduğu konuma göre bilgi veren tablo. Hindistan cevizi mavi ise hava soğuk, yerinde yoksa fırtına çıktı demekmiş. Fırtına varmı diye hindistan cevizini kontrol etmeye giden yoktur sanırım :D Kauai'de bulunan bu bilgilendirici tablo ile sizi baş başa bırakıyorum.