"Geç bunları da detayları anlat derseniz" nerden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum.(Bodrum'u değil Hawaii'yi :D ) Bunun sebebi Hawaii'nin pek çok adadan oluşması. Öncelikle yanda çektiğim fotoğrafta gökkuşağını da gördüğünüzü umut ederek Cruise seyahati hakkında bilgi vermeye başlayayım.
Los Angeles'a geldim geleli ilk kez şahit olduğum inanılmaz yağmur eşliğinde havaalanına gittik. Los Angeles, bırakın kar tanesini, üç saati aşan yağmurun bile mucize olarak görüldüğü kış mevsimine sahip. Gemiye yetişmek için binmemiz gereken uçağın kapıları bir saat önceden kapanınca ve check-in işlemlerini uzun kuyruk dolayısıyla yetiştirememiz sonucu uçağımızı kaçırdık. Gemiyi, ikinci durağı olan Maui'de yakalamaya karar verdik. Honululu'ya uçtuk, bir gün otelde kaldık ve Maui adasına uçtuk. Efendim Honolulu ve Maui adası arasında uçaklar dolmuş gibi işliyor. Her 45 dakika da bir adaya uçak var. Hatta öyle ki kimi zaman yolcu azlığından sonraki yolcular uçağı doldurmak için önceki uçuşa alınıyorlar.
Maui hava alanında insanlar üzerlerinde çiçekli gömlekler, boyunlarında, filmlerde gördüğünüz meşhur çiçek kolyeleri ile geziyorlar, pek çoğu gerçek çiçekten yapıldığı için etrafta inanılmaz çiçek kokusu oluyor. Bu simülasyonun verdiği mutlulukla, bir bayan taksici eşliği
nde havaalanından gemimize doğru yola çıkıyoruz. Hiç beklemediğim anda onu görüyorum: olabildiğince güzel, bakımlı, insanın kalp atışını hızlandıran, engin mavilikte birlikte kaybolmak isteyeceğiniz bir... "kız" dememi bekleyenlere yanıldıklarını belirterek gemiden bahsettiğimi açıklayayım. (Zaten kızların ulaşım araçlarına benzetilerek tasvir edilmesine karşıyım.)NCL Cruise firmasının "Pride of America" isimli gemisine, gemiden her ayrıldığınızda maruz kalacağınız yoğun güvenlik kontrolleri altında biner binmez, okyanus manzaralı odam
İlk yemeğimizi yemek için Skyline restaurantı seçiyoruz. Yemekler inanılmaz. "Aşçıları bulup teşekkür etmek istiyorum" diye düşünürken, mutfaktan bir aşçı ordusu çıkıyor ve masaların yanından geçerken herkes teşekkürlerini sunmak için alkışlıyor. Uyumak üzere, internet üzerinden yer ayırtırken "balkonlu oda" kalmadığı için seçtiğim "okyanus manzaralı", ancak camı açılmayan odama gidiyorum. Temiz hava akışının klimayla sağlandığı bu odada terslik hissediyorum. Benim gibi 24 saat yaz-kış cam açık uyuyan birine tuhaf hissettiren bir durum var ortada. Küçükken bindiğim denizaltı aklıma geliyor. Neyse diyip yatıyorum ancak uyumam mümkün olmuyor. Yaşamayanların anlayamayacağı bir rahatsızlık söz konusu olan. Beynim, uyumaya yakın beni durmadan uyandırıyor. Yanımdaki arkadaşım uyuyabiliyormu diye bakıyorum. Uyuyor ancak durmadan sağa sola dönüp duruyor. Sabahları gözleri kırmızı ve mor kalkıyor . Telefonda konuştuğum kişiler gemi sallantısından deseler de, birlikte bir tura katıldığımız hemşire benim için endişeleniyor. Üçüncü günün sonunda resepsiyona çıkıyorum ve "elinizde balkonlu oda var mı?" diye soruyorum. İnternette satın alamadığımız oda ne hikmetse ellerinde bulunuyor. Aradaki farkı ödeyerek 4. kattaki odadan 7. katta bulunan balkonlu odaya taşınıyorum ve anlıyorum ki klimanın yapay havası beynimi rahatsız ediyormuş. Balkon kapısı sonuna kadar açık mışıl mışıl dalga sesleriyle uyuyorum. Arada sırada bazı eşyalarımı almak için eski odama indiğimde aradaki farkı daha iyi anlıyorum. 4.katta bulunan insanlar zombi gibi uykularını almamış bir şekilde tekleyerek yürürlerken, balkonlu odada kalanlar dinç bir şekilde güne başlıyorlar.
Bu oda değiştirme bana gözlem yapma fırsatı sunuyor. İlk kaldığım odada çekmecede bulunan İncil, daha pahalı olan odada bulunmuyor. Daha az ücret ödeyerek yolculuk yapanları fakir mi sanıyorlardır nedir, sınıf atlamanın İncil okumakla, dolayısıyla da iyi bir Hıristiyan olmakla mümkün olacağını mı anlatmak istiyorlar anlamadım. Neyse...
Gelelim adalarda gördüklerime Hilo'da volkanları gözlemleyebilir Mark Twain'in yandaki y
Nawiliwili'de güzel plajlara gidilebilir ve Lost dizisinin ve Jurassic Park'ın çekildiği mekanları görebilir, helikopterle kanyona yukarıdan bakabilirsiniz. Honolulu'da Pearl Herbor'a gidebilirsiniz.
Beni en çok etkileyen ise gemimizin yaklaşarak bize gösterdiği ve yazının başında resmini gördüğünüz Kauai'de ki Na Pali
Anlatılacak bazı şeyleri unutmuşumdur. Hawaii'nin Amerika'nın bayrağını taşımayan tek eyalet olması, kış mevsiminde hala yaz yaşayan Hawaii'ye kış mevsimde gitmenin daha iyi olduğu gibi aklıma gelen yazmaya değer şeyler oldukça Hawaii notları altında bloga koyarım. Gezinin sonunda aklıma gelen bir şeyi ise belirtmeden geçmek istemem: En sıradan gelebilecek bitkileri bile ilginçmişçesine pazarlayan Hawaii'yi örnek alarak biz daha iyisini yapabiliriz.
Hilo Volkan Gözlem Parkı
Hilo ile ilgili video linki :http://www.ncl.com/nclweb/shorexDetails.html?groupId=ITO_03
Lost dizisinin de çekildiği mekan: Fotoğrafı büyütürseniz zıplayan yunusları görebilirsiniz.
Na Pali Dağı:
Volkan:
Hilo Plajı
Ortaya karışık Hawaii:
Hawaii de çok ilginç bitkiler mevcut. Bunlardan bazıları satın alınması için gemi de sergilendi.
Gemiden bir kaç görüntü:
Geminin sergi bölümünde Muhammed Ali'nin Beatles grubuyla fotoğrafları sergileniyordu. Muhammed Ali'nin imzalı boks eldivenini aşağıda görebilirsiniz.

2 yorum:
Merhabalar Ben Nurullah
bizde bir arkadaşımla hawaiiye gitmek istiyoruz fakat uygun bir gemi bulamadık. hatta hiç gemi bulamadık. Nasıl bulabiliriz yardımcı olur musunuz?
Merhaba. Biraz geç olmuş olacak ama yine de cevap vermeye çalışayım. Siz Türkiye üzerinden gitmek istiyorsanız herhangi bir cruise turu var mı bilmiyorum. ben los angeles üzerinden önce honolulu'ya uçtum oradan ncl cruise'la gittim. internette hawaii cruise diye aratınca bilet alabileceğiniz pek çok sayfa çıkıyor ama dediğim gibi Türkiye'den mi yola çıkacaksınız bilmiyorum. İyi günler.
Yorum Gönder